Dirmilli

Yaşar ÇAĞBAYIR

AĞZIMIZA LAYIK ŞEKİLDE

                  İlçemize bağlı kasabalardan birinden çiftçi adamın biri, bizim oralara (Acıpayam, Serinhisar taraflarına) pamuk işçisi bulmak niyetiyle gelir. Serinhisar’daki “ASKER ARKADAŞI”nı bulur. Asker arkadaşı, yoksuldur. Ama gani gönüllüdür. Arkadaşını ağırlamak için elinden geleni yapar. İstediği amelenin bulunmasında yardımcı olur. Komşu komşu koşturur. O zamanlar ulaşım şimdiki gibi rahat değil. Dönmek mümkün olmaz. Zorunlu olarak “asker arkadaşı”nın evinde gecelemek gerekmiştir. Elde avuçta ne varsa konuğa sunulur. En temiz ve kaba yataklar serilir. Sabah olunca, çay mı yoksa çorba mı istediğini sorar arkadaşına ev sahibi. O sıralar bizim oralarda sabahları çay içmek alışkanlığı yok. Arkadaşı çay ister, ister ama evde çay demlemeye yarayacak düzen yoktur. Çaydanlık, demlik ve hatta çay bardağı hak getire.  Anadolu insanı zekidir. Buna da çözüm getirir. “Dığan” adını verdiğimiz, derin bir tavada su kaynatılır. Bir maşrapa içine çay konur. Ve maşrapa dığanın içine yerleştirilir. Benmayer usulü bir çay demlenir. Konuk yüz akı ile ağırlanır ve yolcu edilir.….

              Zaman geçer… Bizim Serinhisarlı  Söke ovasında ekmek parası kazanmayı aklına koyar. Birkaç arkadaşı ile birlikte yorganı sırtladığı gibi buralara damlar. Ve “ASKER ARKADAŞI”nın oturduğu kasabayı bulurlar. Arkadaşlarına, “Siz şu ağacın dibinde oturadurun.” der ve “ASKER ARKADAŞI”nı aramaya gider. Bir kahvede “okey masası”nın başında bulur. Selâm verir. Çalışmaya geldiklerini, arkadaşlarının kasabanın kıyısında beklemekte olduklarını vs. vs. bir çırpıda anlatır. Kendisinden, yardım beklediğini ima eder. Ama “ASKER ARKADAŞI” hiç oralı değildir. Üstelik, bir de kendisi ile alay eder.

              Oyun arkadaşlarına “Bunna va ya, bunnna!… Dığanda su ısıdıyola… maşırpada çay demleyola…!” der.

              Bir değil iki değil bizim Serinhisarlının canına tak eder.

              -“Evet arkıdeş, biz gelen adamın ağzına şööyle bi bakarız… Dığana lâyıksa dığanda, çaydanlığa lâyıksa çaydanlıkta demleyveriz gari…” der ve çıkar gider.

11/03/2007 Yazan: ycagbayir | Hikâye | | Henüz Yorum Yok