Dirmilli

Yaşar ÇAĞBAYIR

İNSANLARI SEVMEK veya YUNUS EMRE OLMAK

 

Yaşar ÇAĞBAYIR

 

 

2 Haziran akşamı, Gönül Dostları ile Ziraat Teknik Lisesi salonunda yaptığımız yemekli sohbette muhterem ağabeyimiz Kul Musa  mahlaslı İnşaat Mühendisi Musa Elitaş, bizlere derin bir insan sevgisi havasını teneffüs ettirdi. Gerçekten Gönül Dostlarına yakışır bir hava cereyan etti. Dinin, özellikle İslamın özünün korku değil gerçek anlamda sevgi olduğunu İslamî naslara dayandırarak çok güzel ifade etti. Engin bilgi ve  zarif coşkusundan etkilenmemek elde değildi. Tasavvuftan söz edildiği zaman aklımıza Hz. Mevlana ve Yunus Emre gelir. Ben Mevlana’yı da Yunus’u da severim. Amma Mevlana’nın sözleri tercüme olduğu için dil zevkini kavrayamadığımdan mıdır nedir, Yunus’a bir başka hayranımdır. O beni hem diliyle, hem de gönlüyle bağlar kendisine. Yunus’ta, Karacaoğlan’da ben bir hoş olurum. Herhalde Türkçe yazdıklarında, Türkçe haykırdıklarından…

Yunus Emere’nin yaşadığı çağda, 13. yy.’ın ikinci yarısı ile 14. yy.’ın ilk çeyreğinde Türkler artık Anadolu’ya yerleşmişler; Anadolu Türkleşmiş olup ancak batı kıyılarında bazı Bizans kentleri ayak diremeye devam ediyordu. Moğol ordusu ile yapılan (Erzincan yakınlarındaki) Köse Dağı savaşı mağlubiyetle sonuçlanmıştı. Bu olay Yunus’un doğduğu yıllarda (1243) vuku bulmuştu. Bundan sonra Anadolu birliği bozulmuş, beylikler dönemi başlamıştır. Sık sık Moğol saldırıları ve art arda gelen vergi artırımlarının yükü, diğer yandan Moğol komutanlara sunulmak üzere halktan toplanan hediyeler çiftçileri, hayvancıları, sanat ve ticaret erbabı şehirli ve kasabalı esnafları canından bezdirmiş, kısacası halkı dayanılmaz güçlüklere gark etmiştir. Üstelik barış, huzur ve güven kalmamış, dirlik ve düzen bozulmuştur. Büyük şehirlerin çoğu yakılıp yıkılmış, Moğollar tarafından yağmalanmıştır. Anadolu’nun sosyal dengesi bozulmuş, âlim ile zalim, varsıl ile yoksul, çiftçi ile çoban, yolcu ile hancı, bey ile halk birbirine güveni yitirmiş; kargaşalık başını alıp gitmiştir. Moğol valilerin Anadolu’da yaptığı zulüm halkı canından bezdirmiştir.

İşte, Yunus Emre olgunluk çağına geldiğinde Anadolu’nun durumu  bu idi. Bir Anadolu Türk aydını olan Yunus Emre’yi bu hâller tamamen rahatsız etmiş olmalı ki insanların cinsi ve milliyeti (yetmiş iki millet) ne olursa olsun birbirini sevmesi sayması; kimsenin kimseye kötü söz söylememesi gerektiği fikrini  yaymaya, benimsetmeye çalışmıştır. Unutmamak gerekir ki o bir mutasavvıftır. Onun için insanları, Tanrı’ya olan aşkından dolayı sevdiğini ifade etmiştir.

Erenler buna kalmadı

Vardı yoluna turmadı

Hakk’ı gerçek sevenlere

Cümle âlem kardeş gelir.

Allah sevgisi ile dolu olanların bütün insanları kardeş gibi görecekleri, bundan sekiz asır önce yaşamış olan Yunus’un gönlüne nereden doğdu dersiniz?  İslamiyeti tam anlamıyla yaşama benliğine ulaşmış olmasından…

Allah’ın sevgili kulu olmanın da bir takım sorumlulukları vardır. İlahî emirlerden birisi de “Gerçek bir Müslüman olabilmek için müminlerin birbirini öz kardeş gibi sevmeleri” emredilmiyor mu? Buna rağmen kardeşlerimizi kırarsak, üzersek yaptığımız ibadetin boşuna olduğu Yunus’un dilinde şöyle şekillenir:

Bir kez gönül yıktınsa

Bu kıldığın namaz değil

Yetmiş iki millet dahi

Elin yüzün yumaz değil.

                *

Bin kez hacca vardınsa

Bin kez gaza kıldınsa

Bir kez gönül kırdınsa

Gerekse var yollar doku

              *

Yunus Emre der Hoca

Gerekse var bin hacca

Hepisinden iyice

Bir gönüle girmektir.

Gönül, ince çok hassas, nazik bir sırçaya benzer. Sırça bir kere kırıldıktan sonra, ne kadar tamir için uğraşılırsa uğraşılsın eskisi gibi olması mümkün değildir. Gönül de bir kere kırılırsa tamiri mümkün olmaz.

Sakıngıl yārun gönlin sırçadur sımayasın

Sırça sınduktan girü bütün olası degil.

(Sakın ha sevgilinin gönlünü, sırçadır, kırmayasın

Sırça, kırdıktan sonra bütün olacak değil.)

Bu dünyada mutlu olmak için bütün kinleri atmak, gönlü kinden arındırmak gerekir. Kinin damlası bulunan kimsenin gönlü pas tutmuştur. Bu pası tevhit pınarında arıtmak gerekir.

Giderdüm gönlümden kini

Kin tutanın yoktur dini.

Kibir de gönlün düşmanıdır. Yükseklerde gezen gönül, yani kibirli kimse yoldan azar. Gönlü yüceliklerle bezenmiş olan kimsenin davranışları da yücedir. Gönlü aşağılık duygular içinde bulunan kimsenin davranışları da bayağıdır, aşağılıktır. Gönülde yücelik veya bayağılık ne varsa davranışlarla açığa çıkar, yani gönül içindekini dışarı sızdırır.

Gönül yükseklerde gezer

Dem be dem yoldan azar;

Taş yüzüne ol sızar

İçinde ne varısa.

(Gönül yükseklerde gezer

Zaman zaman yoldan çıkar

Dış yüzüne o sızar

İçinde ne varsa)

Allah, her şeyi insanlar için yaratmıştır. yaratılanların hepsi Allah’ın yarattığı olduğuna göre iyi ve kötü, çirkin ve güzel onun takdiri iledir. Bu sebeple Tanrı sevgisi ile dolu olan bir kişinin onların hepsini sevmesi gerektiğini şöyle belirtiyor Yunus:

Cümle yaratılmışa bir göz ile bakmayan

Halka müderris ise hakikatte asidir.

                         *

Yaratılmışı severiz Yaratan’dan ötürü.

Katıksız bir Türk ve İslam mutasavvıfı olan Yunus Emre, Türk dilini halkın anlayabileceği basitlikte kullanarak İslamiyeti anlatmaya, sevdirmeye, benimsetmeye çalışan bir şairdir. Türk halkı Yunus’u İslam’a derin bağlılığı, bu bağlılığını aşk derecesine vardırması ve İslam’ı en güzel şekilde şiirlerinde dile getirmesi sebebiyle sevmiştir, saygı duymuştur. Onu kendinden bilmiş, kendine yakın bulmuş, kendine rehber edinmiştir.

Yunus Emre, Batının anladığı manada hümanist değildir. O insanı, Allah’ın en güzel biçimde yarattığı bir varlık olduğu için sever. Allah sevgisi, insanı da sevmesini zorunlu kılar. 

Kul Musa dostumuzun şiirlerine ayrıca temas etmek dileğiyle… Yunusça seslenelim…

Yoldaş olalum, ikimiz

Gel dosta gidelüm gönül

Hâldaş olalum, ikimiz

Gel dosta gidelüm gönül.

*



* (Yeni Söke Gazetesi, 6 Haziran 2006)

About these ads

09/04/2008 - Posted by | Blogroll

2 Yorum »

  1. bence çok güzel herkes iyiliğe kucak açsın ama kötülükten kaçsın

    Yorum tarafından başak | 01/05/2008 | Cevapla

  2. Lütfen yorumlarınızda Türkçe yazım kurallarına uyunuz. Yoksa yorumlarınız bundan böyle reddedilecektir. YAŞAR ÇAĞBAYIR

    Yorum tarafından ycagbayir | 07/03/2012 | Cevapla


Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

Takip Et

Her yeni yazı için posta kutunuza gönderim alın.

%d blogcu bunu beğendi: