Dirmilli

Yaşar ÇAĞBAYIR

BAHTİYAR VAHABZÂDE’NİN ARDINDAN

Yaşar ÇAĞBAYIR

Türk dünyasında tanınan ve Azerbaycan’da SSCB döneminde ‘Halk Şairi’ adına layık görülen Bahtiyar Vahabzâde’nin, başkent Bakü’deki evinde 13 Şubat 2009 günü vefat ettiğini televizyonlardan öğrendik. O, Türk dünyasının yaşayan en büyük şairlerinden biri olarak niteleniyordu. Uzun süredir hasta olduğu kaydedilen ve 84 yaşında hayata veda eden Vahabzâde, yıllarca öğretim üyeliği yaptığı Bakü Devlet Üniversitesi’nde düzenlenen törenden sonra ebedî istirahatgâhına uğurlandı.

Vahabzâde’yi tanımam, 1970’li yıllarda oldu. Kimi kitaplarını, yurtdışında yayınlamak zorunda kalmıştı. O zamanlar Azerbaycan ile aramızda kalın bir duvar olduğu için doğrudan ilişki mümkün olamıyordu. Almanya’daki dostlar aracılığıyla bana birkaç kitabı ulaşmıştı. Azerî Türkçesinin güzelliğini, akıcılığını ve samimiyetini ilk ondan tatmıştım. Bu güzelliğin kaynağını yıllar sonra Azerî Edebiyatı üzerine okuduğum kitaplarda bulabildim: Azerî Türkçesi daha 18.yy’da halk diliyle kaynaşmıştı. Halkın dil zevki, aydınların diline yardımcı olmuştu. Ve burada bir şeyi daha vurgulamak gerekir; okumak ve okullaşmak 19.yy’a gelindiğinde Azerbaycan’da bitmişti. O yüzdendir ki Azerbaycan’da en az basılan kitabın baskı sayısı on binlerdedir. Ötüken Türkçe Sözlük’ün kaç adet basıldığını soran bir Azerî dostuma, üç bin cevabını verince, şaşkınlığını gizleyememişti.

Azerbaycan’ın en ünlü şair, drama yazarı ve bilim adamlarından biri olan Bahtiyar Vahabzâde, 16 Ağustos 1925 tarihinde Azerbaycan’ın Şeki kentinde doğdu. Babasının adı Bahtiyar Mahmud’dur. İlk öğrenimini Şeki’de, orta öğrenimini de 9 yaşlarında ailesiyle beraber taşındıkları Bakü’de tamamlayan Vahabzâde, ilk şiirlerini II. Dünya Savaşı (1943) yıllarından yazmaya başladı. 1945 yılında Azerbaycan Yazıçılar İttifagı’na üye olarak kabul edilen şair,1947 yılında Bakü Devlet Üniversitesi Filoloji Bölümü‘nden mezun olarak aynı bölümde öğretim üyeliğine başladı. 1964 yılında tamamladığı “Samet Vurgun’un Hayat ve Yaratıcılığı” isimli doktora teziyle filoloji ilimleri (dil bilimi) doktoru unvanını aldı. 1980 yılında da Azerbaycan İlimler Akademisi üyeliğine seçilen Vahabzâde, 1940 yılından emekliye ayrıldığı 1990 yılına kadar 50 yıl boyunca çeşitli üniversitelerde öğretim üyeliği yaptı, ders verdi. Emekli olduğunda Bakü Devlet Üniversitesinde öğretim görevlisi idi.

Çok sayıda ilmî kongrelere katılan, seyahatler yapan Vahabzâde, Almanya’daki Türk işçileri üzerinde araştırma ve incelemeler yaptı. Birçok defa Türkiye’ye geldi. Türkiye’den Bakü’ye giden pek çok ilim ve sanat heyetiyle görüşüp, görüş alışverişinde bulundu.

Sovyetler döneminde çeşitli ödüller alan (1976, 1984) ve 1985 yılında ‘Azerbaycan Halk Şairi’ unvanına layık görülen Vahabzâde’ye eski cumhurbaşkanı Haydar Aliyev tarafından da 1995 yılında Azerbaycan halkının bağımsızlık mücadelesine yaptığı katkılardan dolayı ‘İstiklal Nişanı’ verilmişti. Bahtiyar Vahabzade, 4 kez Azerbaycan Yüksek Sovyeti’nde, 1 dönem de Azerbaycan Milli Meclisi’nde milletvekilliği görevinde bulunmuştu.

Onun sanat faaliyetlerinde ilk basamağı “okul şiirleri” oluşturur. O, bu alanda bir mektep oluşturur ve bu akıma “Vahabzâde Mektebi” adı verilir. Bu şiirlerde, saflık, doğallık, sıcaklık ve samimilik gibi çocukluğa mahsus özellikleri öne çıkarır. O, bu noktadan hareketle, bugünkü ününe kavuşmuştur.

Vahabzâde, 1960′larda başlayan özgürlük hareketlerinin öncülerinden biri oldu. Bu konuda kaleme aldığı (1959) “Gülistan” isimli şiirinde, İran ve Rusya arasında ikiye bölünen Azerî halkının yaşadığı felaketleri anlattı. Adı geçen eserinden dolayı iki yıllığına üniversitedeki görevinden uzaklaştırıldı. Bu olumsuzluklara ve Sovyet rejiminin baskılarına rağmen özgürlük mücadelesinden hiç yılmamıştır. O, Azerbaycan’ın özgürlük simgelerinden biridir. Azerî halkının sıkıntılarını konu ettiği pek çok eserini yurt dışına kaçırarak yayınlanmasını sağladı. Bu yıllar, onun estetik ayrıntıların, felsefî derinlik ve genişlik yanında bunları karşılaştırma ve birleştirmede ustalık kazanmaya başladığı dönemdir. O, hem dikey hem de yatay eksenden seçer konularını. Dikey konuları tarihten, yatay konuları da dünyadan, dünyanın bugünkü hâlinden seçer.

Vahabzâde’nin olgunluk çağı diyebileceğimiz üçüncü evre ise insanın iç âlemindeki gizemleri gün yüzüne çıkarmaya yöneldiği dönemdir. “Özümle Özüm, Menle Men, Bahtiyarla Bahtiyar” gibi eserleri bu döneme aitti. “İkinci Ses” adlı eserindeki dramatizasyon onun bu yönünü en güzel şekilde açığa çıkarır.

1980 yılından bu yana Azerbaycan İlimler Akademisi’nin asil üyesi olan Vahabzâde’nin 70′den fazla şiir, 2 monografi, 11 de edebi konularda kitabı ve yüzlerce incelemesi bulunuyor. Bakü Devlet Akademik Dram Tiyatrosu’nda, ‘Vicdan’, ‘İkinci Ses’, ‘Yağıştan Sonra’, ‘Yollara İz Düştü’, ‘Feryat’, ‘Nereye Gidiyor Bu Dünya’, ‘Kendimizi Kesen Kılıç’, ‘Cezasız Günah’, ‘Darağacı’ gibi dramları sahnelenmişti. Eserlerinde genellikle özgürlük, yurt sevgisi, din gibi temaları işlemişti. Azerbaycan edebiyatının ve genel olarak 20. yy. Azerî edebiyatının görkemli temsilcisi kabul edilen Vahabzâde, ülke dışında da tanınan bir edebiyat adamıydı. Şairin kitapları, dramları ve sosyolojik yazıları Sovyetler Birliği’ne dâhil ülkelerle dünyanın birçok ülkesinde 8′den fazla dile çevrilerek yayınlanmıştır. Onun Türkiye’de basılmış Ömürden Sayfalar (2000), Vatan, Millet, Ana Dili (2000), Soru İşareti (2002) gibi eserleri bulunuyordu.

Bahtiyar Vahabzâdenin eserlerinden bazıları şunlardır:

Şiirler ve manzum hikayeler: Menim Dostlarım, Bahar, Dostlug Nağmesi, Ebedi Heykel, Çınar, Sade Adamlar, Ceyran, Aylı Geceler, Şairin Kitaphanası, Etiraf, Şeb-i Hicran, İnsan ve Zaman, Bir Ürekde Dört Fesil, Seçilmiş Eserler, Kökler-Buğdaylar, Deniz-Sahil, Bir Baharın Garangusu, Dan Yeri, Payız Düşünceler, Şehitler, Özümle Sohbet, Mugam.

Tiyatro eserleri: Vicdan, İkinci Ses, Yağıştan Sonra, Feryat, Darağacı, Artık Adam.

Hatıra-Seyahatname eserleri: Sanatkâr ve Zaman, Sadelikte Büyüklük, Derin Katlara Işık.

Rahmete uğurladıklarımızın arasına, duamıza senin adını da kattık, Allah’ın rahmeti seninle olsun ey koca şair…

 

 

ŞEHİDLER

Be’zen için için düşünürem men

Nahaq şehid oldu bizim cavanlar.

Ömrü ucuz verdi…

Bir iş görmeden,

Boş yere ölmeyin ne me’nası var?

Ağıla söykensin dedim güvveniz,

Anlayan olmadı bu sözden meni.

Ağıla güvenek bu meqamda biz,

Güvve daşı ezer, ağıl güvveni.

Sonra düşünürem: Onlar qorxmadan,

Cumdular ölümün üstüne bele.

Bir iş görmediler yaşayan zaman,

Lap çox iş gördüler ölümleriyle.

Bizim elimizden çoxdan alınmış,

Haqqı bu dünyaya bildirdi onlar.

Milletin qelbine gesden salınmış

Qorxu iblisini öldürdü onlar.

….

(Şehidler, Bakı 1991, s. 3 “Poema”dan)

 

(Türkiye Türkçesi ile)

Bazen için için düşünürüm ben:

Boş yere şehit oldu bizim yiğitler.

Hayatını ucuza sattı…

Bir iş görmeden,

Boş yere ölmenin ne anlamı var?

Akıla dayansın dedim gücünüz,

Anlayan olmadı bu sözden beni.

Akıla güvenelim bu konuda biz,

Kuvvet taşı ezer, akıl kuvveti.

 

Sonra düşünürüm: Onlar korkmadan

Atıldılar ölümün üstüne böyle.

Bir iş görmediler hayatlarında,

Fakat çok iş gördüler ölümleriyle.

Bizim elimizden çoktan alınmış

Hakkı, bu dünyaya öğretti onlar.

Milletin kalbine kasten salınmış

Korku iblisini öldürdü onlar.

 

 

(Ünlü şairin Annesinin Vefatı üzerine yazdığı bir şiirden kısa bir alıntı)

 

ANNEM ÖLDÜ MÜ

…..

Bu nasıl dünyadır…

İnsanoğlunun

Hayali göktedir kendi yerdedir…

Sağken omuzunda hayatın yükü

Ölende ceseti çiyinlerdedir…

Bu nice dünyadır bu nice dünya

Ölüm hakikat hayatı rüya

Derdimin gamımın ortagı sendin

Niye yüz çevirdin ya niye benden?…

“Derdin bana gelsin” hani diyerdin

Niye dert ekledin derdime ya sen

…..

 

KAYNAKLAR:

1. VAHİDOĞLU, Prof. Dr. Yaşar Qarayev,  “Bahtiyar Vahabzâde” Türkiye Dışındaki Türk Edebiyatları Antolojisi-5 Azerbaycan Türk Edebiyatı, Kültür Bakanlığı y. Ankara, 1997

2. SCHMİEDE, Achmed, “Zülmette Veten Duyğuları” TDV y. Ankara, 1991

3. AKPINAR, Yavuz, “Azerî Edebiyatı Araştırmaları” Dergâh y. İstanbul, 1994

4. MAKAS, Zeynelabidin, “Çağdaş Azerbaycan Şiiri Antolojisi” Kültür Bakanlığı y. Ankara 1992

 

 

 

20/02/2009 Yazan: ycagbayir | Blogroll | | Henüz Yorum Yok