Dirmilli

Yaşar ÇAĞBAYIR

KENDİNİ SEVMEK (1)

 

 

“Hayatta tarafsızlık yoktur.

Hayat, daima bir seçimdir.

Kendinden nefret eden kimse yıkıcıdır.” OSHO

 

hpim5665Kendini sevmek, egoistçe bir gururdan çok farklıdır. O bencillik değildir. Başkalarını sevebilmek için önce kendinde sevgi olmalıdır. Bu da ilk başlangıç olarak suya atılan taşın oluşturduğu dalgalar gibi önce kendi çevresinde oluşmak zorundadır. Böylece dışa ve uzağa doğru yayılır.

Sevgi bencilliği yok eder. Bencillik de sevgiyi. Kendini seven başkalarına kötü davranamaz. Yapacağı kötülüğün gönlündeki sevgiyi yok edeceğini bilir. Bu yüzden yaptığı kötülüğü veya başkalarına göstereceği sevgi ve saygının mutlaka kendine döneceğini bilir. Çünkü dışarısı bir aynadır. Çevre ve kişi özdür; asıl nesnedir.  Orada ne varsa çevreye dağılır ve oradan yansır.

Bu yüzden bencillik ve sevgi bir arada bulunamaz. Kendini seven kimse bencil olamaz. Bu bir anlamsızlık gibi gelirse de gerçek öyle değildir. Çünkü kendini seven insan, nefsini yenmeyi başarmış demektir. Burada şunu ayırt etmekte yarar var. Kendini sevmek, Batı literatüründe yer eden narsizmden farklı bir durumdur. Narsizm, bir hastalıktır. Kendine tutkunluktur. Oysa kendini sevmek, kendinden başlayan bir sevgi ile çevreye açılmaktır. Onda karşılık yoktur. Özden geldiği için beklentisizdir. Bütün psikolojik rahatsızlıkların kaynağı beklentilerdir. Kendini seven beklentiye düşmez. Kendine verilene, sunulana rıza gösterir. Yaptıklarını da karşılıksız yapar. Bundan karşı taraf, algısı nispetinde yararlanır. Kabul etmediklerini, bir tahıl kalburu gibi geri döker. Bu geri gelenler için hiç kederlenmeye değmez.  Çünkü onlar, önceleri bizimdi, bizden sudur etmişti. Muhatabımız kabul etmediyse ne diye üzülelim. Aslında, aldıkları da çoktan bana dönmüş, gönül aynasında yankısını bulmuştur.

Dikkat et, eleştiri de kendini sevememenin ürünüdür. Kendini seven başkalarını eleştirmez. Eleştirdiği hususun kendinde bulunmadığını iddia ederek kendine büyük haksızlık etmektedir. Çünkü, başkasının aynasındaki görüntülerle ilgilenirken kendi aynasından ne türlü olumsuzlukların çevreye yansıdığını görememektedir.

Eleştiri, çoğunlukla üçüncü kişileredir. Üçüncü kişi orada yoktur. Eleştiri ortamında “ben” ve “sen” varız; “o” yok. Böyle bir ortamda, orada bulunmayanın gıyabında konuşulur. “O” savunmasızdır. “Ben”, “sen”i eleştirirsem savunursun. “Sen” de “ben”i eleştirecek olursam savunma hakkımı kullanabilirim.  Ama, üçüncü kişi olan “o”, söylediklerimizi duymadığı, ne ile suçladığımızı bilmediği için savunmasız kalacaktır. Eleştiri, bir saldırı olduğuna göre, savunmasız birine saldırmak zulümdür. Zulüm ise Yaradan’ın hoşlanmadığı büyük günahlardan değil mi?

Zulüm olan bir yerde sevgi olur mu? Böyle bir ortamda sen kendini, nasıl ve ne kadar sevebilirsin.

kocapinar-resimleri-28-haziran-2008-0201Sevgide, karşılaştırma yoktur.

Sevgide, miktar yoktur.

Sevgide egoizm yoktur.

Sevgide yoğunluk-sığlık yoktur.

Sevgide, beklenti yoktur.

Sevgide, karşılık yoktur.

Sevgide, doğallık, yalınlık, kendiliğindenlik, özdenlik, gücünün yettiğince vardır.

İlişkiler sevgi gösterisi değildir.  Çünkü ilişkilerde seven ve sevilen vardır. Oysa sevgide, seven de sevilen de aynı düzlemdedir. Seven ve sevilen sevgide bir olur. Seven ve sevilen sevgide yok olur. “Sen – ben” kavgası biter, “biz” doğar sevgide. “Biz”de hem birinci kişi, hem ikinci, hem de üçüncü kişi vardır. Herkes bir olur. “O”nu eleştirmek, kendini “biz”i dolayısıyla “ben”i eleştirmek demek olur. Sevgi gibi eleştiri de döner kendimize gelir, kendi aynamızda yansır.

Kendini seven, başkalarını eleştirmez, eleştirilerini kendine yöneltir. Bu yöneltme, kendini yıpratma değildir.  Kendini mükemmelleştirmedir. Mükemmellik, insanın kendini incelemesi, irdelemesi ile başlar. Bu iş, kendini beğenmemek değildir. Beğenmekle, sevmek karıştırılmamalıdır. Beğenmek, egoistçedir; bedenin, duyguların, bencilliğin tatminidir. Sevmek ise kalbin işidir, gönlün işidir. Öze ilişkin bir eylemdir. Onun için narsist, egoisttir. Kendini seven, kendini beğenmek durumunda değildir. Beğendiği yanlar olduğu gibi beğenmediği yanları da olacaktır elbet. Ama bu durum, kendini sevmesine engel değildir.

Reklamlar

12/09/2008 - Posted by | Blogroll

6 Yorum »

  1. Cok güzel anlatmis.. Kendini begenmislikle, Kendini sevmek arasindaki farki.. Cok güzel anlatmis insanlara olan sevginin ve sayginin kaynagini …

    Yorum tarafından Mustafa | 17/12/2009 | Cevapla

  2. Güzel makale teşekkür ederim.

    Yorum tarafından hasan | 12/09/2010 | Cevapla

    • Hasan Bey ilginize ve övgünüze teşekkür ederim. Benim içimden gelen böyle…
      Sevgiler, saygılar…

      Yorum tarafından ycagbayir | 12/09/2010 | Cevapla

  3. çok güzel bi yazı. teşekkürler…

    Yorum tarafından serra | 26/03/2011 | Cevapla

  4. keşke bazı duyguların bir aşısı olsa şuan en çok ihtiyacımız olan şey makaleniz için çok teşekkürler

    Yorum tarafından öznur | 25/02/2012 | Cevapla

    • Hazır mutluluk veya sevgi aşısı gibi bir şey mi? Böyle bir şey olmadığına göre kendi sevgiimizi, sevincimizi kendimiz sağlayacağız. Uğraş verirsek bir gün gerçekleşecektir.

      Yorum tarafından ycagbayir | 25/02/2012 | Cevapla


Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: